Kariyer - Eğitim - Kültür Sanat - Hobi - Spor - Hafta Sonu: GENÇ PAYLAŞIM - minyatur
   
  Ana Sayfa
  2. derece denklemler
  kayak
  Çok Güzel Hareketler - Kız İsteme
  Saglik Bilgileri
  hafta sonu
  cesmealacati
  kazdaglari
  modelaraclar
  yoga
  pratikyemek1
  trekking1
  dans1
  kultur sanat
  Kariyer
  Eğitim
  mba
  yurt ici burslar
  Ziyaretçi defteri
  evcilhayvan1
  Hobi
  taki yapimi
  akvaryumdunyasi
  saglikliyasam
  oyun
  dj
  fotografcilik
  secmeler
  hikayeler
  bowling
  buzpateni
  spor
  sutopu
  yelkenyapma
  rafting
  kiteboarding
  ruzgarsorfu
  tupludalis
  alternatifspor
  futbol
  ortakoy
  soguksu ankara
  Ataturk Arboretumu
  sapancagolu
  Olympos
  agva
  polenezkoy
  assos
  Arsivx
  arama
  genel kültür
  genel kültür 3
  hobix
  kulturx
  sporx
  Sitene eğitim hizmeti ekle
  Türk Birliğine Doğru
  belgeseller
  Genc Anket
  Çok Güzel Hareketler Bunlar
  ...
  halklailiskiler1
  muziks
  muzix
  Epilepsi
  Gazete okuyoruz
  genclere uyari
  sitemaps
  Abdest Bozan otu
  Sifali Bitkiler - Kürler
  GENÇ FORUM
  oyunlar
  ekran koruyucu indir
  beypazari2
  safranbolu
  akademik kariyer
  tezsiz yuksek lisans
  yuksek lisans
  minyatur
  => minyatur2
  => minyatur3
  öss sorulari
  determinant
  matrix
  integral
  turev
  limite giris
  limit
  seriler
  diziler
  ozel tanimli fonksiyonlar
  toplam carpim sembolleri
  olasilik
  binom
  kombinasyon
  permutasyon
  logaritma
  karmasik sayilar
  trigonometri
  parabol
  esitsizlikler
  polinomlar
  matematik 2
  temel kavramlar
  sayi sistemleri
  dogal sayilarda dort islem
  onemli telefonlar
  dunya universiteleri a
  temel fikralari
  dijital video
  sizofreni
  akrep burcu
  o simdi asker
  Aysem
  sms neden 160 karakter
  Kan Uykusu
  kan uykusu belgeseli

minyatür

Minyatür nedir? Tarihine bakalım

Geleneksel Türk sanatlarından biri olan “minyatür”, 8. ve 9. yy’a ait olan ve Uygur merkezlerinden günümüze gelmiş olan Türk sanatı örneklerinden biridir. Nakkaşlar tarafından, kâğıt, parşömen, fil dişi gibi nesnelerin üzerine boya ve yaldızla süsleme şeklinde yapılır. Çok ince işlenerek ve küçük boyutlu olarak çalışılır. Ortaçağ’da Avrupa’da yazılmış olan kitaplarda baş harfler, kırmızı bir renkle süslenirmiş. Bu rengi sağlayan ise “minium” isimli bir kurşun oksitmiş. Konu başlıklarını minium ile belirginleştirmeye ise “miniare” denirmiş. Minyatür ismi buradan gelmektedir. Türkler bu tarz resme “Nakış Resim” demişlerdir. Türklerin İslamiyeti kabulünden önceki devreye ait minyatürler, Uygur Prensleri ve prenseslerinden oluşur. Bu minyatürlerin üslupları çok zengindir.

Baskı makinesinin bulunuşuna kadar Avrupa’da çok güzel minyatürler yapıldı. Daha sonra minyatür genelde madalyonların üzerindeki portreler için kullanıldı. 17. yy’dan sonra ise genelde fil dişi üzerine yapılan modeller yaygınlaştı.

İslam’da resmin yasak oluşuna rağmen, minyatür resim sayılmadığından gelişebilmiş, geleneksel bir zanaat hâlini alabilmiştir.

Osmanlı Devleti döneminde 18. yüzyıla kadar İran ve Selçuklu etkisi sürdü. Fatih döneminde, padişahın resmini de yapmış olan Sinan bey adlı bir nakkaş, II. Bayezid döneminde de Baba Nakkaş diye tanınan bir sanatçı yetişti. Son yıllardaki araştırmalar sayesinde, Fatih Sultan Mehmed döneminde yapılmış birçok minyatürlü eser, gün ışığına çıkmıştır. Bunlardan biri olan ve 1455’te Edirne’de gerçekleştirilen Dilsuznâme: Gül ve Bülbül (Oxford Bodlein Lib.) adlı edebi eser, Türkmen minyatürlerinin etkisini gösteren bir örnektir.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’a İtalya’dan birçok sanatçı getirtmişti. Kendisi geniş görüşlü bir insan olup bilim ve sanata da büyük bir ilgi duymaktaydı. Bellini’ye yağlı boya portresini, Constanza da Ferrara’ya da üzerinde büstü ve atlı portresi bulunan madalyonları yaptırdı. Bu sanatçıların İstanbul sarayında yaptıkları eserlerin çoğu ortadan kalkmıştır. Ama onların öğrencileri olan Türk nakkaşlarının eserlerini tanıyoruz.

Mustafa Çelebi, Selimiyeli Reşid, Süleyman Çelebi ve Levnî; 18. yüzyılın ünlü nakkaşlarıdır. Bunlardan özellikle Levnî, Türk minyatür sanatında bir dönüm noktasıdır. Levnî, geleneksel anlayışın dışına çıktı ve kendine özgü bir biçim geliştirdi.

Levnî’nin en tanınmış eseri Surname’dir. Surname, yazılı ve bol resimli bir kitaptır ve bir sünnet düğünü resmedilmiştir. Yüzlerce değişik sahneyi içeren bu minyatürlerde Levnî, esprili bir yaklaşımla resmetmiştir.

 

1 | 2 | 3

   
2008'den beri 855620 ziyaretçi (2098581 klik) Sayfa izlenmiştir
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=